Bilmem
- Işıkla Yolculuk
- 8 Ara 2025
- 2 dakikada okunur
Biliyor musunuz?
Tabi ki bilmiyorsunuz, benimki de laf işte!
İnsan her şeyi bilmek istiyor değil mi?
Yeni taşınan karşı komşunun nereden geldiğini,
İşe yeni başlayanın sınırlarını, uzun yıllardır çalışanın güncel hayatında ne olup bittiğini,
Arkadaşlarımızın neyi neden yaptığının mantıklı bir açıklamasını,
Grupta yapılan konuşmanın kuruşu kuruşuna her kelimesini,
Ailede olan herhangi bir detayı,
Kimin evlendiğini, kimin boşandığını, kimin mutsuz olduğunu, kimin kimle arasında ne geçtiğini…
Her türlü bilgiyi bilmek istiyor insanoğlu…
Peki insan kendisinden uzaklaştığında mı dışarıya merakı artıyor?
Yoksa kendiyle yüzleşirse olacaklardan korktuğu için bir çocuk gibi başkalarının hikayesine mi sığınıyor?
Belki de bilmek insanın battaniyesi olduğunda kendini koruyabiliyor.
Bu bilmek hissi ne zaman geçiyor?
Çok bilince mi?
Bildiklerini uygulayınca mı?
Belki de sadece zamanı doldurmaya çalışınca insan kendini rahatlatıyor.
Peki ya mutluluk?
Hani herkes mutluluğunun peşinde koşuyor ya…
Ben ne zaman mutlu olacağım diye sorup duruyor.
Gerçekten bilmeye çalışma telaşından ne zaman çıkıp da bütün eforu mutlu olmaya harcayacak bu insan?
Keşkelerin yerini akışa teslim olmak hatta anı yaşamak almış,
Mutluluğunu nasıl ölçer ki insan?
Sahi mutluluk gerçekten nasıl bir şey?
Elle tutup gözle göremiyorsak akışa bırakalım, bırakalım da mutluluk yelkovanla boğuşup dursun.
Kalbimizle hissedebiliriz belki o zaman da anı yaşarız. Yaşarsın tabi ki en ufak mutsuzluk gelip de seni yere serene kadar.
Nasıl olacak öyleyse bu mutluluk işi?
İnsanoğlunun bir mavi nokta olduğunu düşünelim. Hobileri, yaptığı iş, gezmek... Aklınıza gelen her türlü keyif sebebi birer siyah nokta. Her siyah nokta önümüze gelerek gideceğimiz yolu çiziyor. Yön serbest... Ailemiz, sevdiklerimiz arkadaşlarımız ise birer pembe nokta. Şimdi ben mavi noktaysam etrafımdaki insanların da kendilerine has ve özgü siyah noktaları var. Kimlerle yan yanayım, kimlerle keyif aldığımız şeyleri birlikte yapıyoruz? Birlikte zaman geçirip keyif aldığımız ortak mutluluklar ne? Ve dahası, kimlerin yanındayken kendi noktalarından bana yol çiziyorlar? Ben kimlere yol çizebiliyorum? Mutluluk bir gönül işi, gönüllü keyif işi. Mutluluk, keyif alabildiğin şeylerin seni nereye ve kimlerle nereye götürdüğü… Çünkü, mutluluk keyif almadıklarından bile keyif alma sanatı… Çünkü mutluluk, sevgi işi. Sevebilme cesareti gösterenlerin işi.
Bilmemeye razı gelebilme işi.
İnsan bilmediğine razı gelir mi hiç?
Mutluluk, bilmemeye razı gelenlerin sevgiyle serbest yönde hareket edebilme yeteneği.
Peki o zaman kim mutlu?
Mesela sen mutlu musun?
İçindeki çocuğa selam olsun.
N. Ecem Çıklaçekiç


Yorumlar